Kardeşin kardeşle rekabeti, kıskançlığı, ademoğlu yaratıldığında başladı ve son insan kalana kadar devam edecek. Rekabetin öğrenildiği ilk yerdir aile…İlk çocuk doğduğunda bir imparatorluk kurar aile içinde… Gözünün içine bakılan, yere kuza koyulmayan (yere göğe sığdırılamayan), esen yelden sakınılan ilk çocuğun tahtı; kardeşinin gelmesi ile yerle yeksan olur çocuğun gözünde…Sürekli ağlayan, ebeveynlerinin kucağından inmeyen, geceyi gündüze katan bu yeni misafir gün geçtikçe eve yerleşip gitmek bilmemektedir. Gitmeyeceğini anlayınca, taktik değiştirip eski herkesin gözünün üzerinde olduğu günlere dönmenin formüllerini arar… Bu formül bazen tırnak yemek, bazen altına kaçırmak, bazen parmak emmek olarak boy gösterebilir. Dikkati üzerine toplayabilecek, yerle yeksan olan tahtını elde edebilecek her yol mübahtır. İşte ebeveynlik burada başlar. Eşit davranmak, aynı ilgi ve alakayı göstermeye çalışmak beyhude bir çabadır. İşe yarayacak olan ise, hangi çocuğun neye ihtiyacı varsa, ihtiyacı olanı vermeye çalışmaktır. Bu doğumdan ölüme kadar süre gelen bir süreç olmalı, iki veya daha fazla olan çocuklarımızın arasında hakem olmak, değil, eşit davranmak değil o an hangisinin, hangi şekilde bir ilgiye ihtiyacı varsa onu göstermektir. Bu çocuklarımız 3 yaşında da, 33 yaşında da, 63 yaşında da olsalar, var olan, değişmeyecek kaidedir. Bu kaidenin formülü her ailede farklı yoldan elde edilebilir. Bu yolu gösterebilmek, bu yolda rehberlik edebilmek için kuruldu; ZEHRA YILMAZ EĞİTİM VE DANIŞMANLIK ()
[fusion_faq number_posts=”-1″ orderby=”date” order=”DESC” title_tag=”h4″ hide_on_mobile=”small-visibility,medium-visibility,large-visibility” type=”accordions” active_icon=”fa-angle-double-right fas” boxed_mode=”yes” border_size=”1″ title_color=”var(–awb-color5)” filters=”no” /]







